bahtsiz bedevinin biri birgün çölde dolanirken;
hava sicak cani sikilmis yapcak bisey yok 20lik disi gelmis aklina dur demis ben sunu çektireyim bi isimede yaramiyor zaten…
neyse efendim nerden bulduysa bi dis klinigi bulmus ayni nisantasi maun dis hekimligi misali.
masal bu ya gelmis bizim cahil bedevi bir cesaret çektirmis disini.
BAHTSIZ BEDEVI – continue reading…
iBRET ALINMASI GEREKN Bi OLAY:
Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamin birinin esegi,
kuyunun
birine
düsmüs.
Niye düser, nasil düser sormayin.
HAYATA DAIR ORNEK ALINMASI GEREKEN BI HIKAYE – continue reading…
SU ATES AHLAK;
Su, ateş ve ahlak dost olup, birlikte zaman geçirmeye başlamışlar. Çevrede dolaşırlarken eğer kaybolurlarsa birbirlerini nasıl bulabileceklerini sorgulamaya başlamışlar.Suya sormuşlar :
- “Kaybolursan seni nasıl bulacağız?”
SU ATES AHLAK – continue reading…
UC ARKADAS:
3 arkadas rihtimda oturmus birbirlerine hayatin zorluklarindan, pismanliklarindan dem vuruyormus. Aralarinda en yaslisi; yasamin ne kadar kisa oldugunu, ölmek istemedigini, daha yapmasi gereken birçok sey oldugundan bahsetmekte, çikmazda oldugundan ve bir çözüm bulamamaktan yakinmaktaymis.
Aralarinda en fakir olan adam ise az kazandigindan, çok çalistigindan ve borçlari yüzünden zor durumda oldugundan yakiniyor, bu problemine çözüm bulamiyormus.
UC ARKADAS – continue reading…
SeRsEri:
Kravatinin içinde sürekli bir çaki saklardi. Annesini dört yasindayken kaybetmisti Mülayim.
Babasi annesinin ölümünden sonra baskasiyla evlenmis,Mülayim’i Çocuk Esirgeme Kurumuna vermisti.
Orda büyümüs lise 2’ ye gelmisti.Lise 2 ‘ye kadar gerçekten mülayimdi.
Bir gün lise 3’ ten bir kizi sevdi.Kiz zengin ve seçkin bir aile kiziydi.Bir türlü pes etmedi.
KUCUK YUREKLERDEKI BUYUK ASKLAR – continue reading…
Ismini Ver Melegim
Düslerin daim kildigi geceyle gündüzün karisimi baslayan sabahin melankolik karanligi ya da aydinligi.
ismini soyle melegim – continue reading…
BU ULKEDE SOSYAL DEMOKRASi VAR :=)
Bundan yaklasik bir on yil önce genç bir Türk isadami Güney Afrika’da is gezisinde. Her sey umdugundan daha basarili ve çabuk gelismis. Sözlesme bile imzalanmis. Dönüsüne tam bir gün var. Büyük sinemalardan birinin önünden geçerken dikkatini “Ghandi” filmi çekiyor. Hani su bol Oscar’li uzun film. Hemen taksiden iniyor ve dogru gisenin önündeki kuyruga. Insanlar tuhaf tuhaf, bakiyorlar genç isadamina:
- Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?
- Evet, nereden anladiniz?
- Burada beyazlar kuyruga girmezler, onlar dogrudan giseye gidip biletlerini oradan alirlar.
Adam biraz mahcup, tüm kuyrugu geçip gidiyor giseye. Evet… beyazlar için ayri bir pencere:
KOMIK BI DEMOKRASI HIKAYESI – continue reading…
Padisahla karisinin bir türlü çocugu olmuyormus, ne yapmislarsa bir türlü bir çocuk sahibi olamamislar. Bir gün yasli, uzun sakallari olan beyaz bir adam saraya konuk gelmis, padisah adami çok sevip aksam yemegine alikoymus. Yemekten sonra sakalli ihtiyar
“Galiba sizin meyveniz yok” demis
Padisah hemen atilmis
“Her meyveden var, ne istersiniz?” demis
YILAN HIKAYESI – continue reading…
BAKMAK VE GORMEK:
Gösterdim! Gördü anlamına gelmez…
Söyledim! Duydu anlamına gelmez…
Duydu! Doğru anladı anlamına gelmez…
Anladı! Hak verdi anlamına gelmez…
Hak verdi! İnandı anlamına gelmez…
İnandı! Uyguladı anlamına gelmez…
Uyguladı! Sürdürecek anlamına gelmez…
BAKMAK GORMEK ANLAMI TASIRMI? – continue reading…
BABiLiN SAHTE iSKAMBiL KULELERi:
Nabukadnezar, kan ve gözyasinin sel gibi aktigi topraklarinda tarihte benzerine az rastlanir bir kudret ve iktidarin sahibi olmustu.
Tahtini korumak ve sürekli kilmak için sarayinda devrin en akilli ve en bilgili adamlarindan olusan bir danisman ordusunu daima hazir bulundururdu. Içinden çikamadigi müskül durumlari çevresindeki bu danismanlara açar ve üzerinde karar kilinan çözümleri hayata geçirirdi. Böylece danismanlarinin sadakatini de kazanmis olurdu. Yönetimde sevgili esi Amytis’in görüsleri de dikkate alinirdi. Pers asilli Amytis dünyalar kadar güzel ve bir o kadar zeki ve zarif bir kadindi. Babil bahçelerinde birbirinden güzel çiçeklerin bakimi ile bizzat kendisi ilgilenir ve bahçenin kulaktan kulaga yayilarak çevre ülkelere kadar ulasan söhreti yaptigi isten gurur duymasina neden olurdu. Esini çok seviyordu. Bagliydi kendisine. Çiçeklerle dolu bu uçsuz bucaksiz bahçelerde mutlulugunun dorugundaydi Amytis. Bir gün gelip bu mutlulugun bozulmasindan endise duyuyordu. Ülkesini kasip kavuracak bir veba salgini kocasi da dâhil olmak üzere sevdigi, deger verdigi her seyi bir anda yok edebilirdi. Yada kudretli Babil ordusu neredeyse hiç eksik olmayan savaslarindan bir gün bassiz olarak geri dönebilirdi.
Ne olacakti o zaman? Ne ile teselli bulacakti?…
BABiLiN EFSANEVi DONEMLERi – continue reading…